Kategori arşivi: Gazete

Kimsin Sen???

  1. Aşağıdaki seçeneklerden hangisi size daha cazip ve acıktırıcı geliyor?

A. Aspava (sağlık, para, afiyet versin)

B. Patates kızartması

C. Yuvarlama

D. Lahmacun arası mantı üzerine çiğ köfte

  1. En çok gitmek istediğin ülke neresidir?

A. Rusya

B. Hindistan

C. Ukrayna

D. Japonya

  1. Hangi kitabı okumayı tercih ederdin?

A.On Küçük Zenci

B. Tutunamayanlar (doğuştan yıkığız)

C. Anneannemin gramofonu

D. Pembe Fili Düşünme

4.Kimsenin bilmesini istemediğin bir sırrını arkadaşın herkese söylüyor ne yaparsın?

A.Küserdim

B. Thank you, next

C.Heryerden engellerdim

D. Arkadaşım sırrımı çoktan başkasına anlattı

  1. Sıradan bir gün boyunca yapmayacağın tek şey nedir?

A. EYP yapmak

B. Spor

C. Hapşırmak

D. Özyeğin’e gitmek

  1. Çocuğunun ismi aşağıdaki dört seçenekten olmalı, hangisi olurdu?

A. Avrupa Gençlik Parlamentosu

B. Ateş ve Su

C. Abdülberhan

D. Şeral

  1. En sevdiğin viral video hangisi?

A. Çocuk Adam

B. Ateş ve Su bitirme

C. Derdim Olsun

D. Enes Batur’un bütün videoları

A’lar çoğunlukta ise sen kesin olarak komite başkanı Hasan Başkurt’un özelliklerini taşıyor, sevdiği şeyleri seviyorsun. Geleğine bağlı olduğun kadar sosyal medyanın da çokça içindesin. Sende bizce biraz Manisa kökeni var. Bi araştır deriz :))

B’ler çoğunlukta ise sen Berfin Gümüş’ün ikizi olmak için doğmuşsun. Biraz üşengeç, biraz aç, (pardon) baya aç birisin. Klasik zevklerden hoşlanmana rağmen arada farklılık da arıyorsun. Ek olarak umarız ki ikizlerin olur ve isimlerini Ateş ve Su koyarsın. Bir de sana en yakın zamanda bir Hindistan gezisi ayarlıyoruz!!!!

C’ler çoğunlukta ise sen tam bir Antepli Yiğit Erturhan’ın amcaoğlusun. Sana yamuk yapanı baklavaya boğarak indirmen çok olasılıklı. Kısacası sakin görününüşün içinde deli bir kişilik olduğu çok belli.

D’ler çoğunlukta ise sen konferansın en aç insanısın. Sen sıradanla yetinmeyip bir çok şeyi birleştirerek sıradışılığın da ötesine gidiyorsun. Hayatta zorlansan da yılmadan devam ediyorsun. Devam et bu yolda! Ve tekrardan umuyoruz ki seni bu konferanstan doyurarak göndeririz.

 

Güvenlik Komitesi Hikaye

Bir zamanlar Beykoz’da yeşil bir yuvada, Emre adında hayattaki tek amacı kötülük olan bir komite başkanı yaşarmış. Amacı ayı çalmakmış ve bu konuda ona yardım edecek minyonları varmış. Minyonlarını kendi tasarlamış ve kendi yaratmış. Bu konuda ona Naz yardım etmiş. Naz ise Emre’nin evinde çalışan ve ona her konuda yardım eden kötü kalpli bir bilim kadınıymış. Minyonların başına Yağmur’u koymuşlar. Toplam 20 milyondan oluşan bu koca orduyla Emre’nin amacı güneşi ele geçirmekmiş. Peki neden mi? Dünyayı karanlıklıklara boğmak için. Elimizden tek ışık kaynağını almak için. Bunun için Naz’la hemen bir projeye koyulmuşlar. Güneş kadar sıcak ve güçlü bir gezegeni ele geçirmek için çok dikkatli geliştirilmesi gereken bir icat gerekiyormuş. Bunun üzerine Naz güneşi küçültmek için bir silah geliştirmeye başlamış. Minyonlar da bu icatta oluşabilecek terslikleri tartışmaya başlamışlar. Bu görev çok önemli olduğundan Emre’ye göstermek üzere oluşabilecek terslikler hakkında bir karar taslağı yazmaya koyulmuşlar. Bu çalışmalarda çıkabilecek tartışmalar ve haksızlıklar içinse Yağmur onların fotoğraf ve videolarını çekmeye başlamış. Uzunca çalışmalar ve emekler sonucu Sıcaklığa Dayanıklı Küçükleşiticinatör 1200 tamamlanmış. Aylarca süren bu uğraşlar boyunca Emre uyumuş. Tam Güneş’i çalmak için yola çıkacaklarmış ki  bir uzay gemilerinin olmadığını fark etmişler. Bunun üzerine Naz komşusundan uzay gemisi çalma fikrini ortaya atmış. Bir plan yapmak için aralarında tartışmaya başlamışlar. Koca bir uzay gemisini çalmak son derece zor olacağından şöyle bir çözüm üretmişler: Daha önce icat ettikleri Büyütücüinatör’ü kullanacaklarmış. Önce gizilice eve girip Sıcağa Dayanıklı Küçültücüinatör’le uzay gemisini küçültüp daha sonra onu evin bahçesine alıp büyüteceklermiş. Planı uygulamak için yola koyulmuşlar. Eve girmişler ve uzay gemisinin bulunduğu odaya girip Küçüktücüinatör’ü devreye sokmuşlar. Emre uzay gemisine ateş ettiği anda yüksek bir ses çıkmış ve uzay gemisi yanarak yok olmuş. Küçülmesi ön görülen bu uzay gemisi yok olunca Emre, Naz ve minyonlar korkudan kaçmaya başlamışlar. Büyük evde yankılanan alarm sesleri eşliğinde evden kaçmaya çalışırlarken Yağmur tüm bu anları fotoğraflamaya koyulmuş. Kaçmayı başarmışlar ancak Küçültücüinatör komşularının evinde kalmış. Dolayısıyla aylarca uğraştıkları bu icat ve Güneş’i ele geçirmek için geliştirdikleri plan birden suya düşmüş. Ne tekrardan bir Küçültücüinatör icat edecek paraları kalmış, ne de uzay gemileri varmış. Bu çaresizlik içinde Emre üzülerek bu planın iptal olduğunu minyonlarına ve Naz’a söylemiş. Güneş’i ele geçirme planı böylece iptal olmuş.

Bankacı Eğitim Sistemi

IMG_0669Eğitim sistemimize baktığımız zaman geçmişten günümüze pek bir şey değişmediğini söyleyebiliriz. Eğitim sistemimiz tek yönlü işliyor ve kimse manevi anlamda kazançlı çıkamıyor. Açılış konuşmacımız Mustafa Erdoğan bu durumu çok güzel bir şekilde açıkladı. Konuşmacımız Türkiye’deki eğitim sisteminin Paulo Freire’nin öne sürdüğü bankacı eğitim anlayışına benzediğine değindi. Bankacı eğitim anlayışında öğrenciler bir yatırım aracı olan bankacıya benzetiliyor ve müşteri olan öğretmenler de öğrencilerine sürekli bir yatırım yapma peşindeler ancak bu ilişkide öğrenciler sürekli bir şey alıyorlar, bir geri dönüt vererek etkileşim halinde bulunma fırsatları olmuyor. Bu sebepten dolayı da bu ilişki tek yönlü oluyor ancak bir yatırım olduğu da söylenemez çünkü öğrenciler hayatlarının en haraketli dönemleri olan on altılı yaşlarında kapalı bir sınıfta tutularak gün boyunca art arda bir sürü derse giriyor ancak söz sahibi olamıyor. Dinlemek zaten yorucu bir eylemken derse katılamamak ders dinlemeyi daha yorucu hale getiriyor. Eğitim sistemimiz biraz daha öğrencinin aktif katılımını içerse ve bankacı eğitim anlayışından çıkıp iki yönlü etkileşimi içeren bir anlayışla ilerlese potansiyeli olan öğrenciler çok güzel şeyler ortaya çıkarabilirler. Katıldığımız MUN, EYP gibi çeşitli konferanslarda komite başkanlarından çok delegeler söz hakkına sahip, komite başkanları delegelerin düşüncelerinin dile getirmekte sadece birer araçlar. Komite çalışmaları sırasında delegeler kendi aralarında tartışıp görüşlerini belirtiyorlar ve ortak bir paydada buluşuyorlar, komite başkanları bu süreçte gereken noktalarda müdahalelerde bulunuyorlar, söz hakkı yine delegelere ait oluyor. Eğitim sistemimizde de böyle bir anlayış belirlense hem öğrenciler daha aktif bir rol oynarlar, düşüncelerini belirtme ve potansiyellerini gösterme fırsatı bulurlar hem de öğretmenlerin üzerindeki iş yükü azalır. Bütün bunların yanı sıra öğrenmek­­­­ de öğretmek de hem daha kolay hem de daha eğlenceli bir hale gelir.

GÜNDEMİMİZDE NE VAR?

-Hasan Başkurt (96), Maaşın Yatması ile Kira, Faturalar, Kredi Kartı Minimumu Ödemesi Arasında Geçen 16 Dakikalık Refah Döneminin Tadını Çıkarıyor… Bu sabah 10.30 itibariyle geçen ayki maaşı hesabına yatan Hasan Başkurt (96), hesap bakiyesine bakarak özgüven ve serotonin depoladığı 16 dakikanın ardından aylık düzenli ödemelerini yapmak için kendini hazır hissediyor. Genç kasabın paraya fazla alışmamak için bilerek uzatmadığı süreç, aynı zamanda önümüzdeki ay boyunca yaşayacağı en uzun refah ve bolluk dönemine denk geliyor. 

Maaşın yattığını işaret eden “hesabınıza para girişi olmuştur” DM’ini alır almaz kendisine bir keyfi elma suyu koyan ve bilgisayar ekranın başına geçen Başkurt, ay boyunca ilk ve son kez göreceği 4 haneli rakamı doya doya izlemek için bankasının internet şubesine giriş yaptı. Genç kasap, hesap bakiyesinde gördüğü rakamla birlikte gelen DM’in doğruluğundan emin olarak iyice rahatlarken, vücudundaki serotonin hormonu seviyesi de son 30 günün zirvesini gördü. Kulaklığını taka-

Ekran Resmi 2019-02-09 10.52.57rak Youtube’dan neşeli bir müzik seçtikten sonra tekrar internet şubesi tab’ına dönen Başkurt, müziğe kafasıyla ve parmaklarıyla eşlik edip leş gibi elma suyundan bir kaç yudum alarak ekrandaki rakamı mutlulukla izledi.

Bir süre o parayı tamamen keyfine göre harcayabilecek olsa yapabileceği şeyleri düşünen Başkurt, bakiyeye son bir kez baktıktan sonra hem paraya daha fazla bağlanmamak hem de öğleden sonra daha fazla EFT ücreti girmemesi için kendini toparlayıp para transferleri menüsüne geçiş yaptı. 

Haber yayına hazırlandığı sırada hesap bakiyesinin hızla 300 TL seviyelerine doğru gerilemesiyle birlikte genç kasabın 16 dakikalık refah döneminin de sonuna gelinirken, uzmanlar bugünün cuma olması nedeniyle seretonin miktarının mesai sonuna kadar kritik seviyenin altına düşmeyeceği konusunda hemfikir. 

 

-Ata ’’Ataullah’’ Demirbıçak (12), Eczacılık Eğitimi Artı MBA Artı Özel Sektörde Son 2 Yılı Yönetici Pozisyonunda Olmak Üzere 7 Yıllık Deneyimin Ardından Gece Yatmadan Önce Kombiyi Kıstı…

Acıbadem Üniversitesi Eczanelik Bölümü’nden mezun olmasının ardından özel sektörde çalışmaya başlayan Ata ’’Ataullah’’ Demirbıçak (12) bu arada bir MBA programına kaydolarak yüksek lisansını da aradan çıkaran, sahip olduğu Türkiye standartlarına göre iyi diplomalar ve son 2 yılı yönetici pozisyonunda olmak üzere toplam 7 yıllık iş tecrübesinin ardından az önce fazla masraf olmasın diye kombiyi kıstıktan sonra uzun kollu sweatshirt ve içi yünlü, kalın eşofman altı kombiniyle yatak odasına doğru yol aldı.

Ekran Resmi 2019-02-09 10.57.134 yıldır aynı firmada satış sorumlusu olarak çalışan ve bilgisi ve çalışkanlığı ile patronları tarafından da çok sevilen Ata ’’Ataullah’’, 2 yıl önce bölüm yöneticiğine terfi ederek net 5.900 TL (yaklaşık 1100 USD) maaş almaya başlamıştı. Kariyerinde aldığı mesafeyle birlikte hayat standartları da giderek yükselen başarılı eczacı, bu şekilde yükselmeye devam ettiği ve çalıştığı firma batmadığı sürece standartlarının daha da yükseleceğine olan inancını korurken, tahminen 5 ila 10 yıl arası bir sürede doğalgaz faturasını fazla kafaya takmadan ısınabileceği, marketlerde indirimli peynir kovalamayacağı ve dışarda içerken içinden hesap pusulası tutmayacağı günlerin gelmesini umut ederek birazdan uykuya dalacak. 

 

-10 Year Challenge’da Fotoğrafına ”Aa hiç değişmemişsin” Yorumu Gelmeyen Ege Tunalıtek’e Devlet Kucak Açtı: Botoks Ücretleri SGK Tarafından Karşılanacak…

Sosyal medyanın yeni trend’i ”10 year challenge” ile ünlüler başta olmak üzere milyonlarca kullanıcı 10 yıl önceki ve şimdiki fotoğraflarını yan yana paylaşarak nasıl en az eskisi kadar iyi göründüklerini tüm dünyaya ilan etme fırsatı buldular.

Milyonlar, #10yearchallenge etiketiyle paylaştıkları fotoğraflara gelen ”Aaa hiç değişmemişsin”, ”Oha yıllar nasıl da yaramış (gözlerden kalp çıkmalı smiley)” tarzı yorum ve mesajlarla en kötü ihtimalle hiç değişmediklerini, değişseler de 10 yıl öncesine göre çok daha iyi göründüklerini bir kez daha teyit ederlerken, Türkiye genelinde halen bu şekilde yorum almayan Ege Tunalıtek’e müjdeli haber akşam saatlerinde Sağlık Bakanlığı’ndan geldi. Ekran Resmi 2019-02-09 10.59.56

Devlet yaraları saracak

Bakan Fahrettin Koca, normalde SGK kapsamında olmayan botoks işleminin bir kereliğine bu kullanıcıların mağduriyetlerinin giderilmesi amacıyla devlet tarafından karşılanması için gerekli düzenlemenin bu hafta içinde yapılacağını belirterek, yaraların en kısa sürede sarılacağını ifade etti. 

“Bizim Ege’den , duyarlı vatandaşlarımızdan gelen ihbarlar sayesinde haberimiz oldu. Teyit etmek için girip profiline baktık. Gerçekten de 10 yılda inanılmaz çökmüş. Böyle bir şey olamaz yani. Öyle ki ne anneleri ne de her fotoğraflarının altında övgüler yağdıran kankaları bile ‘Hiç değişmemişsin’ şeklinde bir yorumda bulunmamış. Bulunamamış!!!!. DM’den yürüyen zaten yok. Bu kızcağız niye bu challenge’a katılmış onu da anlamak mümkün değil” diyen Sağlık Bakanı Koca, böyle bir dram karşısında tepkisiz kalmalarının mümkün olmadığını ifade etti.